Bir varmış bir yokmuş
Aslına bakarsan bu kentin varoşlarında
Kerpiç evlerine
Ve dahi toprak damlarına
Gökten fakirlik yağmış
Oysa devrin padişahı
İslam da tefekkür esastır der
Kendi kuş sütü kuru üzüm yermiş
Onlara hep sabredin dermiş.
Lüzumsuz yerlere saraylar yaptırır
Uçak üstüne uçak alırmış
Ama televizyonda kasıla kasıla
İtibardan tasarruf yapılmaz dermiş
Kişi başına milli gelir on bin dolar dermiş.
İnsanlar hesap yapmış beş kişilik aile
Nerden baksa elli bin dolar edermiş
Eee nerede bu paralar
Oysa hepsini zenginler yemiş
Ey niye biz fakiriz denince
Padişah İslam tevekküldür sabredin dermiş
Gel zaman git zaman
Doğuda deprem oluvermiş
Kerpiç evlerde toprak damları
Başlarına yıkılmış
Kentler köyler harabeye dönmüş
İnsanlar ölmüş hayvanlar telef olmuş
Bütün ülke yardıma koşmuş
Padişah vezirlerini göndermiş
Kendileri küçük forsları büyük vezirler
Arkalarında televizyoncular
Biz sizi kurtarmaya geldik demişler
Poz poz resimler çektirmişler
Birkaç gün sonra padişah gelmiş
Padişahım çok yaşa
Padişahım sarayında çok yaşa diye bağırmışlar
Padişah onlara
İslam tevekküldür
İitibardan tasarruf edilmez demiş
Cahil ve bilinçsiz halk yine alkışlamış
Deprem paraları nerede diye
Hiç birinin aklına gelmezmiş
Toprak damlı kerpiç evli köylüler
Ve de toprak benizli karnı şiş çocuklar
Yine kaderlerine terk edilmiş
