Makale Dizini

Filizlerin Erzincan’a gitmesine on gün kala aniden Kasımpaşa Askeri Hastanesinde apandisit ameliyatı olmak mecburiyetinde kaldım.Giderayak bu ameliyat olmama çok üzülmüştüm.Ama bir yolunu bulup gitmeden onu bir daha görmek, kokusunu içime çekmek istiyordum.Haftanın yedinci günü Op. Dr. Cemil Albay, dikişlerimi aldı.Kendisine;

“Nişanlımların tayini çıktı,salı günü gidiyorlar, son bir kez görebilirmiyim?” dedim.

İzin vermedi.Çok üzüldüm.Hemşirenin de üzüldüğünü gözlerinde gördüm.

Pazar günü Hemşire Hanım’a rica ettim.Bana kıyamadı;

“Benden habersiz kaçmış ol,bir olaya karışma,kendine ve ameliyat yarana dikkat et, akşama burada ol,” dedi.

Elbiselerimi giydim, bir taksiye bindim.Karaköy’e geldim.Vapurla Haydarpaşa’ya geçtim.Trenle eve geldim.Babam;

“Taburcumu oldun?” diye sordu.

“Hayır,Hemşire idare etti, akşam döneceğim.Çıkmışken nişanlıma ve ailesine uğramak istiyorum,” dedim.

Bu arada babamın yüzünde bir acı vardı.Arada bir solböbreğine elini götürüyordu.

“Baba, sancın mı var?”

“Evet, oğlum çok sancım var,” dedi.

Hemen eczaneye gittim,baralgin iğne aldım.Eve gelirken benimde böbreğim ağrımaya başladı.Sanki 

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.