Makale Dizini

doğada gece gündüz, on-on beş gün kalacaktım.Acaba alışabilecek miydim?

Bu hislerle uyumuşum.Sabah namazında babam, beni kaldırdı.Heybemi verdi, vedalaştık.Evden ilk defa ayrılıyordum. Çok heyecanlıydım.İçimde tuhaf bir his vardı.Buruklukla heyecan karışımı bir şey!Birazda korku! Ya beceremezsem!

Köye gittim,beni bekliyorlardı.İsmail amca, bana özel bir çift çarık dikmiş o gece.

“Ayakkabılarını çıkar, çarık giyeceksin,” dedi.

Çarıkları hevesle giydim.Bir oyana, bir bu yana koştum.Bayağı hafiflemiştim.Ayaklarım sanki   çıplaktı.Çarıklar çok hoşuma gitmişti.

Kağnıya bindik,yanımızda altı çift öküz…Kırda yatmak için diğer arabada hasır, yatak yorgan veçanak çömlek vs. vardı.Yola koyulduk.Ara sıra kağnıdan sesler gelmeye başladığında mazıya[i] sabun sürüyorlardı.İşte o zaman kağnın şarkısı sanki birden susuyordu.

“Neden sabunlu su sürüyorsunuz?” diye sordum.

“Yoksa yangın çıkar,” dediler.

Öğleye doğru kotan süreceğimiz yere ulaştık.Bana hemen ilk görev verildi.İsmail amca:

“Cemil, sen öküzleri otlat, biz düzenimizi kuracağız,” dedi.

Yanıma da Hasan arkadaşımı kattı.Hasan benden küçüktü, ama cin gibi bir çocuktu.Sözümden de çıkmazdı.Biz öküzleri ve İsmail amcanın atını biraz ileriye götürdük,bir iki saat otlattık, sonra suya götürüp

 

[i]Mazı:Kağnının iki tekerleğini birbirine bağlayan ve onlarla birlikte dönen ağaçtan dindil.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.