“Hay aklımı s..!”
“Artun, ayıp!Koltukta bayan var.”
Hastanın ağzı kanlı, katıla katıla gülüyor.
“Hak etmiş galiba!” dedi.
Bu konu, hocalarımız tarafında işlenmişti:
“Bir çekimde, bir ameliyatta eğer aynı hatayı yapıyorsanız,hastadan ayrılın, iyice düşünün,gerekirse yeni bir röntgen çekin,toparlanın.Meseleyi çözeceğinizi görürsünüz,” demişlerdi.Bir çeşit akıl tutulması…
Yalçın arkadaşımızla olan olaylar çok çeşitli, çok renkli.Daha birliğe yeni katılmıştı.Kızılay Kan Merkezi tarafından birliklerden kan alınacaktı.Kızılay ekibine bizden de bir doktor ilave ediyorlardı.Birlikte fazla doktor olmayınca beni görevlendirdiler.Böylece birliklere gitmeye başladım.Kliniği Yalçın Asteğmen’e bıraktım.Bir birlikte yaşlı bir askere rastladım.
“Bu askerden kan almayın,” dedim.
Askeri yanıma çağırdım.
“Ağzını aç,” dedim.
Dişlerinin çoğu yoktu.
“Nerelisin?”
“Urfalıyam gomutanım.”
“Kaç yaşındasın?”
“45.”
Neden askerliğin bitmedi?”
“Firar ettim, 3 kere hapis yattım, işte bele.”
“Komutana söyle, seni revire sevk etsin,dişlerini yapalım.Bundan sonra firar etmek yok!”