Makale Dizini

O sene bu sıcak yuvada, ortaokul ikinci sınıfı bir dersten borçlu geçerek yılsonunda aileme kavuşmuştum.

Bir senede Kars’ı öğrenmiştim. Artık her yere gidiyordum.Sinemaya gitmeyi çok seviyordum.Hele korsan filmlerine,silahşor filmlerine birkaç kez gidiyordum.Sinemada bardağı beş kuruşa sımışka(ay çekirdeği) alır, çitlerdik.

Garajların yanında bisiklet kiralayan Hasanamcanın dükkânı uğrak yerlerimden biriydi.10 kuruşa, 1 saat bisiklete biniyordum.Gücüm yettiği kadar hızlı sürüyordum.Böylece on kuruşa daha fazla yer geziyordum.

Erzurum’a göre Kars o yıllarda daha çağdaştı. Şehirde tiyatro, sinema salonları vardı. Halkevlerinde müzik, resim kursları açılmıştı.Okula gitmemiş olan büyüklere okuma yazma kursları açılmıştı.Ülkede okuma yazma seferberliği başlatılmıştı.

Ramazan ayında kahvelerde halk ozanları hikâye anlatıp,âşıklar atışmalar yaparlardı.Beni birkaç kez Yusuf enişte götürmüştü.Âşıkları dinlerken hayal gücümüzle o senaryoyu kendimize göre beynimizde canlandırıyorduk.Ozanların irticalen atışması çok keyifli oluyordu.Sanki birbirileri ile laflarla güreş tutuyorlardı.Halk edebiyatını yaşayarak öğrenmiş olan mutlu çocuklardan biriydim.

Anadolu, kendi kültürü ilekendi benliği ile beraber uyanıyordu.Anadolu Çağdaş Türkiye olmaya başlamıştı, ama bu uyanıştan rahatsız olan dış mihraklar ve kendi içimizdeki gerici ağalar beyler Demokrat 

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.