Makale Dizini

taşınacağım.İskenderun’daki evimin camına sahibinden satılık yazısını astım.

Filiz:

“Lütfen indir o yazıyı, içime hiç sinmiyor,” dedi.

“Hanım, benimde içime sinmiyor, ama ne yapalım,burayı satıp Antalya’dan daha güzel ev alacağım, yüreğini ferah tut,” dedim.

Sevgili eşim çok hüzünlendi.O, çok hassas bir kadın.Eşyalarınıdaevini de çocukları gibi sever.Biz ikimiz, sıfırdan geldik, bu yuvayı kurduk. Hiçbir şeyimiz yokken her şeyimiz oldu.Onun da benim gibi hatıraları ve köklü dostları vardı.Onu da köklü dostlarının ta köklerinden koparıyorum.

“Üzülme,” dedim.“Orada da çok dostumuz olacak.Biz komşusuz, insansız yapamayız.Sen yavaş yavaş toparlanmaya bak.Kamyon tuttum, 6 Şubat 2011’de gideceğiz.”

Yüzüme baktı:

“Çok acele etmiyor musun? Bari, baharı bekleseydik!

“Bak sevgilim, baharı beklersek vazgeçebilirim,” dedim.

Bir bağı bin bir emekle eker yetiştirirsiniz.Evladınız gibi seversiniz.Budarsınız, sularsınız.O, günden güne büyür, yeşerir, her mevsim meyvelerini verir.Bir muayenehane de böyledir.Üzülerek muayenehanemi kapatıyorum.

Muayenehaneye geldim,asistanım Sevda’ya;

“Dolapları boşaltıp karton kutulara dolduralım,” dedim.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.