Makale Dizini

“Bana yaşıma göre kayak yapar mısın?” dedim.

“Üç gün sonra gelip alırsın, sana iki buçuk liraya yaparım,” dedi.

Harçlıklarımdan biriktirdiğim param vardı.

“Olur,” dedim.

Üç gün sonra kayaklarıma kavuştum.Çok mutluydum. Tabii ki, rendelenmiş burunları havaya kaldırılmış, ortasında ayakların geçeceği yere kayış çakılmış iki tahta.Kayaklarımın altına iyi kaysın diye bal mumuna benzeyen domanika sürdüm. Büyük bir heyecanla Farızın Dağı’na kaymaya gittim.Düşe kalka, yavaş yavaş kaymayı öğrendim.Dedem görmesin diye samanlığa sakladım.Bir gün dedem onları bulmuş.Bana çok kızdı:

“Bunlar varken dersini ihmal edersin!Ben saklıyorum, karne tatilinde binersin!”dedi.

Birinci karnede sekiz zayıf almıştım.Dedemin bunu duyunca ilk işi kayaklarımı sobada yakmak oldu.

Kendimi çok suçlu hissettim.Babama karnemi gösterdiğimde dizlerim titriyordu.Babam:

“Sen zekisin, biraz çalış, düzeltirsin, üzülme!” dedi.

Dayak yiyeceğimi düşünürken şefkat görmem beni kırbaçlamıştı.Bir formül bulmalıydım.Çalışmanın yollarını bulmalıydım.Çalışacak yer bulmalıydım.Evde bana yardım edecek tahsilli kimsem yoktu.Bana, ben yardım etmeliydim.

Çalışmamı iki gruba ayırdım. Yazılacak çalışmaları akşam yapacaktım. Okunacak çalışmalarımıda 

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.