için onu tanımıyordum.Amcamın oğlu Lütfü’nün arkadaşıymış.Ona telefon ettim.
“Bekliyorum, hemen gelsin,” demiş.
Bu benim için büyük şans oldu.Çağlayan’daki Florans Naytinge Hastanesine gittim.
“Bana iki yerden torpillisinhem hemşerimsin hem de arkadaşımın akrabasıymışsın.Ver şu filmleri bir bakalım.Evet, biraz zor olacak, ama ben hallederim.” dedi.
Beni hemen hastaneye yatırdı. Çok başarılı bir operasyon geçirdim.Her gün gece gündüz bizzat gelerek kontrol etti.Bir hekimin doğuştan hekim olduğunu onda gördüm.Yalnız bana değil, tüm hastalarına aynı ilgiyi gösteriyordu.
O günlerde İstanbul’da diş hekimliği bilimsel kongresi vardı.Hatay’daki dişhekimiarkadaşlarım, her gün beni arıyorlardı.
“Kongreye geleceğiz, bir isteğinvar mı?” dediler.
“Hatay’ da yontuculara Hipokrat kafası heykeli yaptırıp getirin,” dedim.
Sağolsunlar ziyarete geldiler, heykeli de getirdiler.Ertesi gün Bingür Hoca’ya takdim ettim.
“Çok makbule geçti,” dedi. “Sahici mi?Benim başımı derde sokmayın!”
“Hayır Hocam, aynısını yapıyorlar.”
Gülüştük, ona binlerce şükran ve teşekkürlerimi sundum.
“Yılda bir kontrole gel,” dedi. Vedalaştık.
Bir ay İstanbul’da nekahet dönemimi bekledik.Son zamanlarda idrar yapmada zorluk çekiyordum