muayenehane kira, ev kira,sekretere para, bakıcıya para, 3 çocuk; altından nasıl kalkarsın?”
“Sen merak etme, sivil diş hekimleri nasıl geçiniyorsa öyle geçiniriz,” dedim.
Sahilden tek katlı, kocaman bahçeli bir ev kiraladım.Bir hafta içinde yerleştik.Bir tane de fino beyaz köpek aldım.Çocuklar çok sevindi, ismini Pamuk koydular.Önümüz deniz, sabah akşam denize girdiler.Rahmetli babam da kapının önünden denize girmeyi pek sevdi.Biraz ileride yelken kulübü vardı.Bahçemizde narenciyeağaçları,meyve ağaçları vardı.Yeni sivil hayatımız böyle başladı.
Filiz, dördüncü çocuğumuza hamile olduğunu söyledi.Buna çok sevindim.Sahildeki evimizde kalorifer yoktu,kışı bayağı soğuk geçti.Yatağa takke ile giriyordum.Eşime;
“Burası güzel, ama çocuk doğunca burada yaşamamalıyız.Yeni, kaloriferli, şehir içinde bir ev bulalım,” dedim.
Bu fikrimi o da beğendi.Akşam Deniz Kulübünde briç oynuyorduk.Arkadaşlara sordum.Kulak Burun Boğaz Doktoru Ergun Göksoy:
“Bizim evin üst katı yakında boşanıyor, evi biliyorsun, oraya taşınırsınız,” dedi.Bu çok hoşuma gitti.
“İyi dedim, sabahtan akşama kadar üstünde tepinirim.”
İki ay sonra oraya taşındık.Dr. Ergun Göksoy’un eşi Nuran Göksoy, hayati kimya doktoruydu.O yıl ablası Suna Hanım çok hastalandı.Onu yanlarına almışlardı.Yapılan tetkiklerde beyin tümörü tespit