Makale Dizini

1950 yılındaTürkiye NATO’ya girdi.Biryandan da Marşal Yardım Planı başladı.Çocuktuk bir şey anlamıyorduk.

Trenden sandıklar iniyordu.Sandıkların üzerinde iki el tokalaşıyordu.Ancak bileklerinde Amerikan bayrağı vardı.Bu sandıkların içinde konserve et, süt tozu ve teneke kutuda sarı renkte peynir varmış. Bize süttozu, sarı peynir,teneke kutularda et dağıtılıyordu.Birçoğunu yemiyorduk.Bazı kişiler bunları toplayıp satıyorlardı.

Çocukken bu yardımların neden yapıldığını anlamıyorduk.Büyüyünce tam bağımsız ülkemizin temeline Marşal Yardımı ile dinamit konulduğunu anladık.

Demokrat Parti hükümeti, Amerika ile halktan habersiz ikili anlaşmalar yapmıştı.NATO’ya üye olmadığımız halde zamanın Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes’in imzası ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin haberi olmadan askerimiz Kore’ye harbe gönderilmişti.Kars’tan, Sarıkamış’tan asker sevkiyatı başladı.Trenler özel katarlarla asker taşıyorlardı.Kore Savaşı’ndan iki sene sonra bizi NATO’ya aldılar.Tam bağımsızlığımızı böylece kaybediyorduk.

Sevkiyatta su, yumurta, ekmek satıyorduk.Bir yandan da askerleri anlamaya çalışıyordum.Nihayet bu insanlar savaşa gidiyordu.Acaba ne hissediyorlardı?Yüzlerine bakıyordum, sanki eğlenceye gidiyor gibiydiler.Savaşa gitmekten gurur duyar gibiydiler.Giysilerinin kollarında Kore yazısı ve bayrağımızın 

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.