çiçek gönderdiler.Sekreterim Sevda muayenehanenin her odasına vazolarla çiçekleri serpiştirmiş.Sevda Hanım çok çalışkan, çok dürüst ve çok sevecen bir kızdı.Benim sağ kolumdu.Bütün işleri ona yıkmıştım, ben yalnız hekimlik yapıyordum.Yani muayenehaneyi sahiplenmişti.Baktım her taraf çiçeklerle donatılmış;
“Eline sağlık,” dedim.
Aradan üç gün geçmişti,öğle yemeğinden sonra işe geldim.Midem fena ağrımaya başladı.İlaçlar aldım, geçmedi.Yavaş yavaş göğsümde, kollarımda ağırı yayılmaya başladı.
“Sevda, ben kalp krizi geçiriyorum. Dr. Duran İkizler ve Dr. Celal Satıcı’yı acele çağır.” dedim.
İkisinin de muayenehanesi çok yakındı.Maksadım biri yoksa diğeri gelsindi.
Doktorlar gelene kadar kendimi motive ettim.Bir nisanda doğum günüme gelen çiçeklerle konuştum, onlara;
“Ölmeyeceğim, tekrar sizi koklayacağım,” dedim.
Böyle anlarda insanın kendini bırakmamasını ve yaşamaya direnmesini,panik olmamasını bir yerlerde okumuştum.Ben de onu yapıyordum.
İkisi de hemen elektro aletleri ile geldiler.Hemen ilk müdahaleyi yaptılar.
“Kalp krizi geçiriyorsun,Devlet Hastanesine kardiyolog geldi, seni oraya yatıralım,” dediler.
Dr. Duran İkizler’leAskeri Tıbbiyeden buyana birbirimizi seven iki kardeş gibiydik. Üzüntüsü yüzünden