Makale Dizini

hiç gelen taksi yoktu.Bir araba halime acımış ki, önümde durdu.

“Gideceğiniz yere götürelim,” dediler.

Bunlar iki genç bayandı.

“Çok teşekkür ederim,Ordu Evine gidecektim,” dedim.

“Bu soğukta beklemeyin, buyurun,” dediler.Ben de bindim.Ordu evinin önüne geldik.

“Buyurun, sıcak bir şeyler içelim,” dedim.

“Olur,” dediler.

Orduevi’ne misafir ettim.Sohbet arasında diş hekimi olduğumu, Gülhane Hastanesi Diş Servisinde çalıştığımı söyledim.Dil Tarih Fakültesinde okuduklarını söylediler.Tekrar teşekkür edip uğurladım.

Ertesi gün Gülhane’ye geldiler, bizim dişlerimizi kontrol eder misin, diye.

Ben meseleyi anladım.Kırmadım, ikisini de muayene ettim.

“Dişleriniz ve diş etleriniz sağlam.Bir şeyiniz olsaydı seve seve bakardım.Bu karda kışta beni yolda bırakmadınız.Çok teşekkür ederim.Yakında evleneceğim,nikâhımız Erzincan’da olacak.Burada olsaydı sizleri davet eder, müstakbel eşimle tanıştırırdım.” dedi. Gülüştüler.

“Şimdiden tebrik ederiz,”deyip ayrıldılar.

Bir gün bizi Gölbaşı’ndaki Amerikalıların revirine götürdüler.Orada yarbay rütbesinde bir diş hekimi il tanıştık.Galiba üç diş hekimi vardı.Sordum:

“Günde kaç hasta bakıyorsunuz?”

“On-on iki,” dedi.Güldüm.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.