“Anne, ne oldu?” dedim.Odayı gösterdi.
Kardeşim havale geçirip ölmüştü.Biran için dünyam karardı. Onu akşamdan hastaneye götürmediğim için, kendimi suçlu hissediyordum.Babam geldiğinde ne diyecektim?Kendimi çok yaşlı hissetim.Hayat bir gecede büyütmüştü beni.
Sabah oldu, komşumuzun zilini çaldım. Ağlamaktan gözlerim şişmişti, perişandım! Yüzümden kötü bir şeylerin olduğunu anladı Süleyman amca:
“Hayrola, sabah sabah bu ne hal,ne oldu?” dedi.
Titrek sesimle;
“Kardeşim gece öldü!” dedim.
Yüz kasları gerildi,buz gibi oldu.Süleyman amca merhametli ve şefkatli bir sesle;
“Başınız sağ olsun,sizler sağ olun, sen bilmezsin, ben gereken işlemleri yaptırırım.Öğle namazına defnederiz,” dedi.
Nüfus cüzdanını istedi, verdik.Gitti.
Öğle namazında kardeşimi defnettik. Mezarlıktan eve döndüğümde mahallenin kadınları annemi yalnız bırakmamışlardı.Ev bayanlarla dolmuştu.Odama geçtim, yorgunve bitkindim. Yatağa uzandım.Uyumuşum.Kalktığımda akşamın kasvetli, sessiz, ağır karanlığı üstümüze çökmüştü.Evde sessizlik hâkimdi.Cahit ile Canip de yaramazlık yapmadan oturuyorlardı.
Birkaç gün sonra babam geldi.Eskişehir’de kardeşimin öldüğünü öğrenmişti.Hepimizi ayrı ayrı öptü.Bize oradan hediyeler getirmişti.Kardeşlerime onları dağıttım.