Makale Dizini

Taylan yeşil Şevrole arabasını onlara tahsis eder, sağa sola götürürdü.

Bir günOrduevinin bahçesinde eşim Filiz ve havacı arkadaşım Yarbay Nihat Tukay’ın eşi Nermin abla,Karbeyaz köyüne kaçak eşya, sigara almaya gidelim, diye aralarında konuşurken,Taylan duymuş.Nermin abla oraları çok iyi biliyordu.

Taylan bana;

“Filiz’ ve Nermin Hanım geçenlerde aralarında konuşuyorlardı.Karbeyaz köyüne gitmek istiyorlarmış.Bende Mine’ye bir şeyler alırım.Arabamla götürmeme müsaade edermisin?” dedi.

“Bence mahsur yok,” dedim.

Ertesi gün hanımları aldı gitti.Akşam muayenehaneden eve geldim, henüz gelmemişler.Korkmaya başladım.Kızım Ayşe bir buçuk yaşında. Gerçi bakıcısı var, ama hâlâ meme emiyor.Sağı solu aradım, iz yok.Trafik bürosunu aradım, herhangi bir kaza yok.Hastaneleri aradım, kişilerle ilgili kayıt yok.Beklemekten başka yapacak bir şey yok.O zaman bugünkü gibi cep telefonu filan yok tabii ki...

Nihayet Filiz, saat 21’de eve geldi.

"Kuzum, nerede kaldınız?Burada dokuz doğurduk.Yolda arabamı bozuldu?”

Ha bire başını hayır, diye kaldırıyor.Yorgun, sinirli bir hali var.

“Dinlen, sonra anlatırsın,” dedim.

Koştu Ayşe’nin odasına, ona meme verdi.

“Çocuklar açmı?” dedi.

“Doyurdum,” dedim.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.