Daha sonraki senelerde sigara ile ilgili lise ve ortaokullara konferanslar verdim.Namık Kemal Ortaokulunda konferansta öğrencilere:
“Sizin cep harçlıklarınız sigara almaya yetmez,ayrıca sigara içmediğinizi biliyorum, ama hocalarınızın bazıları ve Müdür’ünüzün içtiğini biliyorum.Hocalarınızı ve Müdür’ünüzü size emanet ediyorum,” dedim.
Muayenehaneye daha yeni gelmiştim ki, Müdür Abdullah Bey’den telefon geldi:
“Doktor, biraz evvel öğrencilerden bir gurup odama geldi.Bana sakız ve çerez getirdiler.Sigara paketimi ve çakmağımı aldılar.Sizin konferansınız çok faydalı oldu. Bugünden itibaren sigarayı bırakıyorum,” dedi.
Bir taraftan gazetelerde AK KARA köşemde makaleler yazarak ülkemin ve kentin sorunlarını dile getiriyordum.Bu kent her şeyi hak ediyordu.İskenderun Akdeniz’in gizemli en son köşesiydi.Daha çok katkıda bulunmalıydım.
Benim kardeşlerim küçükken Pendik’te Kızılay’ın düzenlediği sünnet şöleninde sünnet olmuşlardı.Bende fakir çocukları sünnet ettirmeliydim.Bu fikrimi partime ilettim.Bana teşekkür ettiler:
“Bütün sorumluluksende, izin almak bizde,” dediler.
Şehir eşrafından ve mağazalardan yardım topladım.Bir taraftan da partiye çocuklar kayıt oluyorlardı.Yüz çocuk olunca kayıtları kapattık.Gelenlere;
“Seneye yaparız,” dedik.