Makale Dizini

tarihin büyük ihtişamı ile duruyor.Solda Kadıköy iskelesi…Vapur düdüğü sesleri ve martılar insana hoş geldin, diyorlar adeta!Bu kapı ve merdivenler olsa olsa İstanbul’un kapsı olur ancak.Ben oraya İstanbul Kapısı ismini taktım.

Bu muhteşem tarihi binaya hiçbir zaman gereken önem verilmedi, gereken bakım yapılmadı.Yakıldı yıkıldı, onarıldı durdu.Hatta şimdi otel yapılacağından bahsediliyor.Oysaki bu bina Anadolu yakasının son noktasında, tarihe tanıklık yapan muhteşem bir binadır. Avrupa yakasına kapılarını açan bir anıt, bir semboldür.Şimdiye kadar İstanbul’da yaşayan her insanın anıları burada yaşar.Bu binayı gözümüz gibi korumalıyız.Buraya göz dikenler, bu binayı çeşitli emelleri için kullanmak isteyenler;tarihimize, bu kültür merkezimize ihanet etmiş olurlar...

Tahtakale’den bir siyah, bir kahverengi, bir tane de bademyağı ile beyaz ayakkabı boyalarını aldık.Bir tane kahverengi, bir tane de siyah fırça aldık.Bir şişe de ayakkabının kenarlarına sürülen vernik aldık.Babam, eski kunduracı olduğu için boyama tekniklerini biliyordu.Bana hepsini öğretti.Eve geldik, ertesi günü sabırla bekliyordum.Kafamda sorular dolaşıyordu:İnsanlarla nasıl diyalog kuracağım?Belediye bana bir şey deremi?Diğer boyacılar benimle kavga eder mi?Kaça boyamam gerek?Onlardan daha ucuza mı boyamalıyım?”

Ertesi gün hemen işe başlamamaya karar verdim.Önce gidip diğer boyacıların nerelerde iş yaptığını, nasıl çalıştıklarını,kaça boyadıklarını, nasıl para 

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.