Makale Dizini

“Olur Cemil,” dedi.

Bir hafta sonra gılgılımız yapıldı.Benim ağaçlarım artık gılgıla yükleniyor,dedemde odunları şelek yapıp sırtında taşıyordu.Yorgun argın eve gelince bir işe yaramanın hazzını duyuyordum.Bir iki bardak çay içince yorgunluğumuzu unutuyorduk.

Cemal dedemle bazen köylere manavcılık yapmaya giderdik.Dedemin tek atlı bir yaylı arabası vardı.Çarşıdan malları yükler, yakın köylere giderdik.Kimisine para ile,kimisine de takas usulü ile sebze meyve satardık.Köylüler para yerinetereyağı, peynir,süt,bulgur verirlerdi.Benim görevim onların mallarının değerini hesaplamak, ona göre alışveriş yapmaktı.Köyden aldığımız malları çarşıya getirir, Ekrem amcanın dükkânında satışa bırakırdık.Bir müddet sonra paramızı alırdık.Bu alışveriş benim pek hoşuma gitmişti.Çeşitli insanları davranışları ile tanıma olanağı bulmuştum.Ticaretin nasıl yapıldığını öğrenmiştim.Bu değiş tokuş ticareti;trenlerde su, yumurta satmaya benzemiyordu.İnsanlar pazarlık yapıyorlardı.Mallarının değerini yüksek tutmaya çalışıyorlardı vs. Bu ilişkilerin kişiliğime birçok şey kattığına inanıyorum.

Bahar aylarında dağlar, ovalar bizim için süslenirdi.Bin bir çeşit çiçekler, uğur böcekleri,kelebekler doğada bir harmoni yaparlardı.Hele mayıs ayında sarı sarı mayıs çiçekleri, yeşil otlar arasında saklambaç oynarlardı.Hayvanların mayıs ayındaki sütünden yapılan tereyağları mis gibi kokardı.Onun için herkes mayıs ayı tereyağını arardı.

© Copyright Cemil Altay. Tüm hakları saklıdır.