“Hop hop!” derdi.
Bu, ben geliyorum, kendinize çeki düzen verin anlamına gelirdi.Çocuklarım ona,Hop Hop Dede lakabını takmışlardı.
İskenderun’u hiç görmemiştim. Kenan Yarbay birkaç kez görev gereği gitmişti.Akşam Kenan Bey eve geldi,bana;
“Seninle gidip birliğimize katılalım.Meyil müddetimizi kullanmak üzere geri dönelim(meyil müddeti tayin olunca 15 gün izin verilir; taşınsın, evini kursun, diye) teklifinde bulundu.
“Olur,” dedim.
Otobüse bindik, İskenderun’a gittik.O gece Kenan Yarbay’ın atandığı Arsus Topçu Birliğinde bizim için iki misafir odası düzenlemişlerdi.Çok yorgunduk, yemekten sonra hemen yattık.
Sabah erken kalktım, birliği gezdim.Şahane bir plajı, güzel bir iskelesi(NATO İskelesi) ve yol boyu çınar ağaçları olan bir yerdi. Deniz Kuvvetlerinin yazlık kamp yerlerinden biri olduğunu öğrendim.İçimden, Kenan kamptan sayfiyeye atanmış, dedim. Birliğe bitişik olan Arsus beldesini gezdim.Çok beğendim.Sanki muhafaza edilerek tarih öncesinden bugüne kalmış eski evler, oraya mistik bir hava vermişti.Beldenin ortasından Arsus Çayı’nı izledim.Balıkçılar motorlarını çayın kıyısına bağlamışlardı.Sabah erkenden bazı motorlar denize açılıyorlardı.Çayın kenarında irili ufaklı, derme çatma balıkçı lokantaları vardı. Çayla denizin buluştuğu noktadaki Arsus Oteli’nin bahçesinde insanlar çaylarını